PeyamaKurd - ABD’nin Orta Doğu politikasını değerlendiren The Independent'ın ödüllü köşe yazarı Patrick Cockburn, “ABD, Orta Doğu'da aynı hatayı 4 kez yaptı, şimdi de Trump İran’da yapıyor” başlıklı makalesinde, ABD ve müttefiklerinin, düşmanlarının dini motivasyonlarını hayati derecede küçümsediğini ve sonuç olarak da, sayısız çatışmayı kaybettiğini hatırlattı.
The Independent'ın ödüllü köşe yazarı Patrick Cockburn, Orta Doğu, Suriye ve Irak konularında, “ABD, Orta Doğu'da aynı hatayı 4 kez yaptı, şimdi de Trump İran'da yapıyor” başlıklı makalesinde, ABD ve müttefiklerinin, düşmanlarının dini motivasyonlarını hayati derecede küçümsediğini ve sonuç olarak da, sayısız çatışmayı kaybettiğini ifade etti.
"Trump'ın hatası İran..."
Makalenin devamı ise şöyle: “İran'la yaşadığı çatışma tırmanırken, ABD 40 yıl önce Şah'ın düşüşünden bu yana tekrar tekrar yaptığı hatayı yapıyor: Sünni ve Şii Müslümanlar arasındaki geniş ölçekli dini çatışmaya dahil olma tehlikesini göz ardı ediyor.
Büyük bir kısmını Orta Doğu muhabiri olarak geçirdiğim kariyerim boyunca, 1979 İran Devrimi'nden bu yana ABD ve müttefiklerinin düşmanlarının dini motivasyonunu hayati biçimde hafife aldığı krizleri ve savaşları bildirdim. Bu; güç dengesinin büyük ölçüde kendi lehlerine göründüğü çatışmalarda bile mağlup oldukları veya basitçe, kazanamadıkları anlamına geliyordu.
Bu durum en az 4 kez yaşandı. İsrail'in 1982'deki işgalinden sonra Lübnan'da yaşandı; buradaki dönüm noktası, bir yıl sonra Beyrut'taki ABD Deniz Piyadeleri kışlasına yapılan ve 241 ABD'li askeri personelin öldüğü bombalı saldırıydı. 1980-1988 dönemindeki 8 yıllık İran-Irak savaşında bölgedeki Sünni devletler ve Batı Saddam Hüseyin'i destekledi. Buna rağmen 2 taraf da galip gelemedi.
Şimdi bir kez daha aynı süreç yaşanıyor ve daha öncekilerle aynı nedenlerden dolayı, büyük ihtimalle bu da başarısız olacak. ABD ve yerel müttefikleri, sadece İran'la değil, çoğu Orta Doğu'nun Afganistan ve Akdeniz arasındaki kuzey kesiminde bulunan farklı ülkelerdeki tüm Şii topluluklarla savaşıyor olacak.
Donald Trump, İran'ı sıkıştırmak için yaptırımlara başvururken, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo arzu edilen seçenek olarak savaşı gösteriyor. Ancak 3'ü de, Lübnan'daki Hizbullah'ı ve Irak'taki Halk Seferberlik Güçleri'ni (Haşdi Şabi), İran'ın vekilleri olarak nitelendiriyor. Ancak esasen bunlar Irak'ta ve Lübnan'da çoğunluk, Suriye'de de iktidardaki azınlık olan yerli Şiilerin askeri ve siyasi kolları. İranlılar bu grupları güçlü biçimde etkiliyor olabilir ama bunlar, İran'ın desteği kesilince ortadan kalkacak ve kaybolacak kuklalar da değil.”
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın