PeyamaKurd - Üretim faaliyetlerinin çeşitliliğinin az olması Kürtlerin egemen olduğu coğrafyada Türkiye’nin ticari tahakkümünü zorunlu olarak da olsa kabul etmesine neden oluyor.
Bunun en acı örneği ise yüzbinlerce Kürt sivilin evlerini terk etmesine, binlerce Kürt sivilin yaşamını yitirmesine ve 40 Bin kilometre karelik bir alanın Türkiye ve destekçisi ÖSO-SMO gruplarına terk edilmesine karşın; Rojava Kürtlerinin günlük yaşamlarını devam ettirebilmek için halen Türkiye’den gelen mallara ihtiyaç duymasıyla karşımıza çıkıyor.
Rojavalı Kürtler hala Türkiye’den yaşam malzemesi alıyor
The Washington Post gazetesinde Liz Sly ve Sarah Dadouch imzasıyla yayınlanan makalede Rojava’da Türk mallarına yönelik genel bir boykot eğiliminin olmasına karşın alternatifi olmayan birçok ürün nedeniyle Rojavalı Kürtlerin halen Türkiye’den gelen birçok gıda, temizlik, tekstil ve yaşam malzemesine muhtaç olduğuna değinildi.
Suriye’de iç savaşın başlamasından sonra üretim faaliyetlerinin neredeyse durma noktasına gelmesiyle Rojava’nın Türkiye’ye ekonomik olarak bağlılığı arttı.
İç savaşın başlaması sonrası Şam yönetiminin Rojava’ya sevk edilen malların tamamına yüksek gümrük tarifeleri uygulaması sonrasında birçok mal kaleminin tedariki zorlaştı ve fiyatlar olağanüstü şekilde yükseldi.
Kürtlerin sert düşmanlarına olan bağımlılığı giderek arttı
Buna ek olarak Türkiye’nin bölgedeki ticaret yollarının denetimini ele geçirmesi sonrası Rojava’nın Türkiye’ye olan ekonomik bağımlılığının Türkiye’ye karşı olan artan öfkeye rağmen sonlandırılamadığının belirtildiği Washington Post gazetesi makalesinde durumu özetlemek için “Kürtlerin en sert düşmanlarına olan bağımlılığı da giderek arttı” denildi.
Rojavalı Kürtlerin Suriye ve Şam yönetimine karşı özerklik ilan etmesine karşın Türkiye’ye olan bağımlılığın ise gün geçtikçe arttığını belirtildiği makalede Rojava Özerk Yönetiminin Tarım ve ekonomiden Sorumlu Yetkilisi Salman Baroudi’nin Rojava’da piyasadaki malların %80’inden fazlasının Türkiye’den geldiğini söylemesi de acı bir itiraf olarak değerlendirildi.
Türkiye’den Kürdistan’a gelen malların Dicle nehri üzerinden botlarla Rojava’ya getirilerek piyasaya sürüldüğünü belirten Liz Sly ve Sarah Dadouch, Türkiye’ye karşı artan Kürt öfkesine karşın piyasada en çok aranan Türk mallarından birisinin ise Türkiye’de üretilen Efes Pilsen marka bira olduğuna işaret ettiler.
“Türkler bize saldırıyor, nasıl mallarını satın alırız”
9 Ekim’de Türkiye ile ÖSO-SMO cihatçı paralı milisleri tarafından başlatılan operasyon sonrası Türkiye’ye karşı olan öfkenin artmasına karşın Efes Pilsen markalı biranın fiyatının %25 artmasının talepte bir değişiklik yaratmadığının belirtildiği yazıda diğer sektörlerde de benzeri durumun açık bir şekilde gözlemlendiğine değinildi.
Artan öfkeye karşın Türk mallarına karşı boykot uygulamanın zor olduğunun ortaya çıktığını belirten Washington Post, Kamışlo’da ticaret yapan tüccarlar ile görüşmelerini detaylandırdı.
Kamışlo’da pazardan alışveriş yapan bir Kürt kadının Washington Post muhabirlerine söylediği şu sözler, Rojavalı Kürtlerin durumunu açıkça ortaya koyuyor: “Türkiye bize saldırıyor, bizi bombalıyor ve çocuklarımızı öldürüyor. Bu durumda nasıl Türk mallarını nasıl satın alabilirim ki?” Ancak, sadece Türkiye'den ithal edilen yemeklik yağ ve salça gibi ürünleri satın almadan yapamıyoruz. Türk ürünlerini yalnızca alternatif yoksa alırım”
“Özerk Yönetimi boykotu sürdüremez”
Kamışlo yerel meclisinin ekonomi politikasını denetleyen Jinda Ali ise olan biteni en yalın haliyle Washington Post’a şu cümlelerle açıklıyor:
“Son fiyat artışlarının ardından yerel para biriminin sert bir şekilde düşmesi nedeniyle, fiyatlar arttı. Özerk Yönetim, insanların boykotu devam etmeye zorlayamayacağının farkında, ancak yerel sanayiyi teşvik etme fırsatını da kullanmayı umuyoruz.”
“Türk malları yüzünden üretim durdu”
Tüm bu sıkışıklık içinde alternatif üretenlerin sayısının azımsanmayacak kadar yüksek olduğunu belirten Washington Post gazetesi makalesinde Kamiran Sinjo adlı tüccarın tekstil üretimine yeniden başlama fikrinin Türkiye’nin Rojava’ya yönelik askeri operasyonu ardından yeşermeye başladığını yazdı.
Zorbalıkla suçladığı Türkiye’nin Kürt halkına karşı ayrıcı ekonomik olarak da zorbalık ettiğini belirten Kamiran Sinjo, “Türk malları tarafından mahvedildik ve üretimimiz sona erdi. Ancak, şimdi tekrar başlamayı düşünüyoruz.”
Çeviri | PeyamaKurd
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın