PeyamaKurd - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığıyla ilgili bir soru üzerine İmamoğlu "Benim tek konsantrasyonum İstanbul'a çok önemli hizmet yapan Büyükşehir Belediye Başkanı olmak" dedi. Trabzon'da basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İmamoğlu HDP'ye ilişkin soruyu da yanıtladı.
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili şu açıklamada bulundu:
"Tabi ki siyasi liderler yorumlarını yapar, yollarını çizer, yönlerini ortaya koyar. Burada bizim elbette duyduğumuz, dinlediğimiz iki kıymetli ses vardır. Bir tanesi CHP Genel Başkanı, benim genel başkanım Kemal Kılıçdaroğlu, bir tanesi de ittifak sürecinde özel bir rol üstlenen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener. Süreci onlar yönetiyorlar ve tabi ki onların 'dostlarım' diye tarifledikleri, mümkün olduğu kadar bileşeniyle kuvvetlenecek bir süreç olgunlaşmalı."
Türkiye'nin bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu belirten İmamoğlu, "Değişimde yarın kimin ne rolde olacağının önemi yoktur. Önemli olan bu değişimi hazırlamaktır. O bakımdan iki lokomotif siyasi parti, ben inanıyorum ki görevini en iyi şekilde yapmaktadır. Bizim de şu an tanımlı bir görevimiz var. Dünyanın en güzel kenti, Avrupa'nın en güzel kenti olan İstanbul'a hizmet etmek. 16 milyon İstanbullunun belediye başkanıyım. Duyurulur; Trabzon'un yetiştirdiği ilk İstanbul Belediye Başkanıyım." ifadelerini kullandı.
"HDP ile kurduğum ya da kuracağım hiçbir ilişkinin siyasi karşılığı yoktur"
İmamoğlu, bir gazetecinin "HDP ile özellikle çok sıcak ilişkileriniz var. Bunu takip edebiliyoruz. Ancak Trabzon'un HDP ile ilişkileri hiç öyle sıcak değil. Türkiye'de teşkilat kuramadığı illerden biri de Trabzon. Bu ilişkinizi Trabzon sosyoloji ile nasıl bağdaştırabiliyorsunuz ya da nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine şunları söyledi:
"Yanlış anlamayın, sıcak diye tariflediğiniz için, kurduğum ya da kuracağım her ilişkinin derecesini ben planlarım. İnsani bir ilişki niçin size sıcak geldi, onu bilemem. Ancak şunu söyleyeyim; kurduğum ya da kuracağım kurumsal ilişkilerin tek şartı vardır; vatanımızın ve milletimizin birliği, beraberliği, bütünlüğü, bayrağımızın dimdik ayakta duruşu, 84 milyon insanımızın tek bir tanesinin bile hukuksuzluğa uğramayacağı bir ülke var etme konusuna katkı sunmakla alakalıdır. Benim kurduğum ya da kuracağım hiçbir ilişkinin siyasi karşılığı yoktur.
Bugün burada bulunuşumun da yoktur. Bugüne kadar popülizmle siyaset yapmadım. Allah da nasip etmesin. Benim şu anda kanunen ülkenin siyasi partisi olan ve ülkenin kanunları gereği TBMM'yi dahi yöneten bireyi olan bir siyasi parti ile yaptığım makul siyasi görüşmelerin, Trabzon kentinde de vatanını seven, en az benim gibi vatanını, milletini, bayrağını seven, milli duyguları olan bu güzel kentin bu güzel insanlarının garibine gitmeyeceğini düşünüyorum."
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın