"Terörize edilen Kürt Birligi ve Kürtler"

"Terörize edilen Kürt Birligi ve Kürtler"

"Biz siyahlar devrim yapacaktık, buna zenciler engel oldu" diyen Malcom X’in bu sözünü de Kürtlere şöyle uyarlayabiliriz: “Biz Kürtler birlik olacaktık ama buna Kürtler engel oluyor.”  


PeyamaKurd Özel - Malcom X’in bu sözü aslında sadece siyahi-zenci kutuplaşmasına uyarlanmamalı. Çünkü ‘engel’ siyaset ya da yeni üretilen bir politikanın yan anlamlarından biridir. Engel kelimesi mikro açıdan incelendiğinde bir buzdağı gibi görünse de makro açıdan ele alındığında buzdağının görünmeyen tehlikesinin en başat faktörlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 

“Engeller ve Kürt kimliği”

Engel kelimesi sözlükte, “Yolunda giden bir işi yapılamaz duruma sokan nesne” olarak tanımlansa da pratikte her zaman içinde bir ‘çıkar, menfaat’ barındıran faktördür. Orta Doğu’nun en kıdemli meselelerinden biri olan Kürt meselesi yansıtıldığı üzere bir ‘sorun’ değil aksine bir devletleşme mücadelesidir. Çünkü Kürtlerin toprakları, Kasr-ı Şirin Antlaşmasından, Sykes-Picot’a dek uzanan siyasi kararların esareti altına girmiştir. 

Tarihten günümüze geçen süreçte Kürtler, sık sık birlik prospektüsünü okumuş fakat araya giren ‘engeller’, ‘çıkar çatışmaları’, ‘taşeron yapılanmalar’, ‘sisteme entegre çalışmaları’ vb… planların kurbanı olmuşlardır. Kürtlerin kurban oluşu sadece dış müdahalelerin sonucu ile olmamıştır. Bazı önde gelen Kürtler de ‘kurban ritüelinin’ gerçekleşmesi için bizzat bıçak uzatmıştırlardır. Bunlar Mem û Zîn destanındaki Bekoyê Ewan gibi her türlü kötülük ve fitneyi Kürt kimliğini kullanarak yapmışlardır. 

Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde Rojava’da bir araya gelen Kürtler, ‘Birlik konusunda’ önemli adımlar attılar. ABD ve Fransa öncülüğünde atılan bu adımlar yıllardır özlemi duyulan ‘Kürt birliğine’ yönelik bir umut ışığı da oldu. Taraflar arasında varılan anlaşma sonrası beklenen ülkelerden çok sert açıklamalar elbette geldi. Bu normal ve beklenen bir durumdu. Lakin Kürtleri birliğe doğru adım attılar diye ‘terörize’ etmek anormal bir durum olarak değerlendirildi. 

“Terörizm düğmesi ve devre dışı kalacak olan kart”

Kürtler ne zaman hak talebinde bulunda hemen PKK kartını öne sürerek ‘terörizm’ düğmesini online hale getirip saldırganlıklarını meşru hale getirenler ENKS kanadının devreye girmesi ile PKK kartının devre dışı kalacağı sinyallerini aldılar. Çünkü ENKS ve PYD arasında yapılacak tam bir anlaşma sonucunda ‘Cenevre, masa başı siyaseti ve Kürtlerin uluslararası temsiliyeti’ de doğmuş olacak. Bu durum elbetteki Türkiye, İran, Suriye, Irak, Rusya gibi ülkelerin işine gelmeyecek. 

Çünkü Kürtlerin herhangi bir hak talebinde ‘terörizm’ kartını devreye sokan 4 ülke artık bu kartın iptal edildiğini görecek. Bu durumu iyi analiz eden ABD ve Fransa, Kürtleri bir araya getirerek, ‘Bakın durum budur. Eğer siz yan yana gelmez ve şu an birlik sinyalleri vermezseniz, olacaklar ve felaketler sizi asla bırakmayacaktır” dedi. Bu uyarıyı dikkate alan Kürtler de Rojava’da bir araya geldi ve deklarasyonlarını açıkladılar. Bu süreçte emeği geçen isimlerin başında ise Kürdistan Onursal Başkanı Mesud Barzani, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ve Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Komutanı General Mazlum Kobani gelmektedir. 

“Basına verilen ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı açıklamalar” 

Rojava ve Başûr kanadı birbirini tebrik ederken ve teşekkürlerini iletirken. Asıl beklenen senaryonun devreye ne zaman gireceğini ise Kürtler dört gözle bekliyordu. Peki neydi o senaryo? Yazının en başında da ifade edildiği gibi ‘engel ya da engeller’ bütünü idi. Bu skalayı iyi irdelemek gerek. Her milletin siyasetinde olduğu gibi Kürtler de birbirini eleştirebilirler. Ama ortada var olan ‘olumlu gelişmeleri’ saptırıp iftira üzerine kurulu bir sistem yaratarak ‘olumsuz itibar’ oluşturulursa ‘engel(ler)’ dediğimiz bütünün ilk parçası da meydana gelmiş olur. 

Birlik görüşmeleri çok olumlu ve Kürt milletinin istediği doğrultuda ilerlerken son günlerde basında çıkan ve kadrolu ağızların piyasaya sürdüğü cümleler üzücüdür. Anaakım Türk basını zaten Mesud Barzani’yi PKK ile bir tutacak kadar küçülmüşken, bazı Kürt medya mecraları da hâlâ ‘Kürdistan Demokrat Partisi'ni (KDP), Barzanileri, Kürdistan Bölgesini…’ ajanlık, Kürt düşmanı, Kürtlerin önündeki tek engel miş gibi lanse etmeleri ise hayret vericidir. 

Çünkü Kürtler, olumlu/olumsuz yanlarına rağmen birlik için görüşmelere başlamışken Kürt birliğine karşı çıkan ve Kürtlerin içinde varlık gösteren Bekoyê Ewanlar’ın bu tutumları sergilemesi hiç normal bir durum değil. Birebir bu girişimleri engellemeye yönelik provokatif salvolardır. 

“Biyopolitika bağlamında Kürtler” 

Birlik kelimesi Fransız düşünür Michel Foucault’un Biyopolitikasında son derece iyi işlenmiş politik bir gerçekliktir. Foucault, siyasi ve politik birliği insanın anatomik yapısına indirgeyerek ‘biyopolitika’ kavramını oluşturmuştur. Bu kavrama ilişkin Foucault şöyle bir tanım yapar: “Nasıl ki insan bedenindeki her organ bir organdan özerk olmadan ve birbirine bağlı bir işlev üstlenirken, politika da buna benzerdir. Çünkü, bir iktidar bütünü ile vardır ve bu da işlevsel bir politikaya bağlıdır.”  

Foucault’un da belirttiği gibi eğer ki Kürtler olarak bu aşamadan sonra biyolojik olarak bir olamazsak, anatomik olarak çok çabuk ayrışır ve bakterilerin bizi çürüterek yok olmasına izin vermiş oluruz. 

Bu bağlamda "Biz siyahlar devrim yapacaktık, buna zenciler engel oldu" diyen Malcom X’in bu sözünü de Kürtlere şöyle uyarlayabiliriz:

“Biz Kürtler birlik olacaktık ama buna Kürtler engel oluyor.”  

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yazın